1 Aralık 2016 Perşembe

Ferforje Kafesin El Yapımı Lambadere Dönüşümü ☀ ✧

Çok önceden English Home'dan aldığımız tatlı ferforje kafesi salonun kapısının önünde stoper olarak kullanıyordum :) Çünkü evde koyacak yer bulamamıştım. Ne zamandır da bu kafesi asmak için kafes ayağı almak istiyordum. İnternet sitelerine baktım, bi siteden tam sipariş veriyordum ki aşağıdaki notta ellerinde bulunan herhangi bir rengi gönderecekleri yazıyordu, yok artık deyip vazgeçmiştim sonra uzunca bi süre de unuttum. Geçenlerde bi akvaryumda gezerken de tesadüfen istediğim gibi bi tane buldum. Ferforjesi beyaz ama plastik bağlantı yerleri siyahtı. Ayağı kurar kurmaz siyah yerlerini de beyaz akrilik boyayla boyadım, tam da istediğim gibi oldu :)


Evimin her yerinde çiçek ve mum kullanmayı çok severim. Tabiki bu köşede de olacaklardı :) Kafesin başını salona uygun renklerde çiçeklerle süsledim, yaprakları saman ipiyle bağladım. Bu görüntüyü çok seviyorum. 


İçine de yine salona uyan mumlar koydum, yanlarına da beyaz çiçek attım. İç kısmı sade görünsün istedim, ferforje zaten çok detaylı. İşte el yapımı, ilkel, tatlı bir lambader 

Akşamları mumlar yandığında koltuğun bu köşesinde kitap okumanın ya da sohbet etmenin nasıl huzurlu olduğunu fotoğraf da hissettiriyor az çok.. 


Hem yapması pratik, zaman almıyor hem de orijinal bir dekor. Sizin de tatlı fikirleriniz varsa duymak, denemek isterim :)

Tatlı günler, rengarenk kalın! ♥ :)

29 Kasım 2016 Salı

Bugün kar geliyor diyorlar ☃ :)



Bugün kar geliyor diyolar, hadi inşallah :) Şimdi yazarken bi yandan kahvemi yudumluyorum bi yandan da gözüm sürekli pencerede :)) İki gündür yağmur aralıksız yağıyordu, tabi bende ayrı bi huzur var yağmurlar dinmeyince :) Şehir yıkanıyor, pencere camlarından damlalar süzülüyor, camlara vurdukça tıkır tıkır tatlı sesler çıkarıyor, miss gibi toprak kokusu etrafa yayılıyor, içimiz huzurla doluyor.. Bu sabahtan beri de rüzgar esiyor, arada şiddeti arttıkça uğultuları geliyor kulağıma, bi gülümsüyorum. Hava da açık, evin içi hiç olmadığı kadar bembeyaz ışıl ışıl oldu kesin yağacak birazdan :))


Bu ev şuan bu kadar toplu değil, bu hali misafirlerim gelmeden 5 dk önceki hali, her zaman bu kadar toplu olamıyor :) İnstagramda bir takipçim mesaj atmış, "Bazı fotoğraflarınızda evinize dikkat ediyorum, her zaman tertemiz her zaman derli toplu çok özeniyorum hem de hobilerinizle de evinizle de uğraşırken böyle çok güzel idare ediyorsunuz" demiş. Bir şeyleri fotoğraflarken tabiki evin temiz ve derli toplu yerlerine koyup da fotoğraflıyorum sürekli böyle kalabilir mi :) Hadi ben o kadar derli toplu biri oldum diyelim eşim dağıtır :)) Ama yine de genel olarak toplu, temiz biriyim, evim, odam öyle uzun süre dağınık kalmaz, rahat edemem. Ama her zaman herkesin evinde bi yerler dağınık, toplanmayı bekliyordur illaki :) Mesela şuan benim koltukta kitaplar, ipler, koltuğun önüne koyduğum zigonda şuan yazdığım bilgisayar, kahve bardağı, arada whatsapp mesajlarımı ve instagram hesabımı takip ettiğim telefonum, blog yazılarımın listesi olan defterim, birazdan bugün yaptıklarımı tikleyeceğim planlayıcım, orta sehpada eşimle henüz dün akşam yapmaya başladığımız yeni hobimiz 'minyatür kitapcafe' malzemeleri ( bu girişimimizi de ayrı bir postta yazacağım), bi dolu boyalar var, gözünüzde canlandırın :) ama bu dağınıklık çok huzurlu, bi de arada yaparım diye ellemedim. Ama eşim geleceği zaman evi toplu görsün, içi açılsın diye topluyorum, birazdan malzemeleri de sandığına koyarım :) 

Annemle ördüğümüz battaniye ve kırlentler mavi odada berjerlerin üstünde duruyordu, o odanın havasına daha çok yakıştırmıştım başta. Bu arada annemle ördüğümüz diye gururla söylüyorum ama benim bu devasa örgü projesine olan katkımı sizin hayal gücünüze bırakıyorum =)) Neyse bu tatlılıkları şimdi kışın gelmesinin etkisi de olacak ki salona almak istedim. Mavi odayı yakmıyoruz doğalgaz faturası geldiğinde daha sakin karşılayalım diye (gözleri yukarı bakan emoji :) ), bu yüzden kapısını da kapatıyorum artık, kış boyu da o odada çok takılamayacağız :/ :) Sürekli görmek, kullanmak için de salona aldım, sanki burda daha da tatlı oldu, salonun havasını ısıttı :) 

"Ben bu yazıyı yazana kadar ilk kar tanesi pencereme düştü" diyerek yazımı bitirmek isterdim ama hala gökyüzünde bulutların içinde benim beklemediğim bi anı bekliyorlar :) Olsun, her havanın tadı ayrı güzel, yeter ki tadını çıkarmak isteyelim, keyif almayı bilelim.. :) Ben mutfağa gidip bi ıhlamur koyayım ocağa, havalar soğuk, hasta olmadan önlemimizi alalım :)


Sağlık, mutluluk, huzur sizinle olsun 

Taze taze kitaplarım ♥ :) kitap alışverişi

Kahvemi yudumlarken çalan zil sesi ve bu sesin kitap kargosuna ait olması ne büyük mutluluk :) Kutuyu açarkenki heyecan ne büyük heyecan :) Kutudan çıkan her kitabın kapaklarını okşamak, arka kapağı bir kez daha okumak, sayfaları şöyle bir çevirirken rüzgarındaki kokuyu hissetmek ne büyük huzur :) Hadi bi kahve daha koyayım da bi fotoğraflayayım demek ne büyük zevk :)


İstediğim onlarca kitap arasından 5 tanesine karar kılıp aldım, zor bir karar oldu :) Kitaplar; 
☁ Erik Ağacı - Ellen Marie Wiseman, 
☁ Heidi - Johanna Spyri,
☁ Aşk ve Gurur - Jane Austen,
☁ Hayallerimin Kitapçısı - Petra Hartlieb,
☁ Harry Potter ve Lanetli Çocuk - John Tiffany, Jack Thorne, J. K. Rowling,

Fiyat olarak en uygun site Kitapyurdu'ydu, kargo fiyatı da yok, ürünler de aynı gün geldi. Çerkezköy'ün bu özelliğini seviyorum kargolar çok daha kısa sürede geliyor :)


Heidi ile Aşk ve Gurur bez kapak. Son zamanlarda bez kapak basımları çok görüyoruz ve bu benim çok hoşuma gidiyor. Özel basımlar hep hoşuma gitmiştir, kitaplığımda bulunsun istemişimdir :) 


Kitapları okudukça yorumlarımı da yazacağım inşallah :) 


Bu kitapların verdiği huzurdan hepimize diliyorum, daha huzurlu daha sevgili olalım inşallah :) Hayat sevince çook güzel :)

Rengarenk kalın! 

22 Kasım 2016 Salı

Rengarenk ip kutusu düzenleme ✂ ♥

Merhaba güzel günden, güzel haftadan :) Eğer hobiseverseniz, iplerle aranız iyiyse içinizi kıpır kıpır yapacak bi yazıyla, sizi heyecanlandıracak fotoğraflarla karşınızdayım :) Daha önce hobi odamdan bahsetmiştim, hala fotoğraflayamadığım için onu bi dahaki yazılara bırakıyorum. Hobi odasının bi parçasından, ip kutusundan bahsetmek istiyorum :) Hobi odasının parçası dedim ama artık bu kutuyu düzenleyip salona aldım, hep elimin altında olsun diye üniteye koydum. 


Peki kutuda neler var? Hadi kutuyu açalım :)


Elimde ne işliyorsam onların iplerini koydum. Kanaviçe ve panç ipleri var şu an. Örgü ipleri sığmayacağından ve örgü için sürekli ip değiştirmek gerekmediğinden onları koymadım mesela.


İğne kutusu, 
artık ipler kesesi, 
panç malzemelerinin olduğu kese, 
makaslar.. Bunlar da bu tatlı kutunun içinden.


İpleri renklerine göre sıraladım, kutuyu açtığım an sanki içinden kelebekler fışkırıyor, içim öyle mutlu oluyor :) 
Artan, kullanılabilir ipleri minik mandallara sarıp mandala tutturdum, çok kullanışlı ve pratik. 
Sevdiğim örnekleri, şablonları da bu kutuda saklıyorum ve işleme yaparken nerede kaldığımı görmek için kullandığım bir tane de kalem :)


İp siparişi verdiğim site kutuya misler gibi kokan lavanta kesesi koymuş, nasıl sevinmiştim :) Bu koku kesesini de kutunun içine koydum, kutuyu açınca bu tatlı lavanta kokusunu almak da güzel hissettiriyor. İpleri işlediğim kumaşlar da belki lavanta kokulu olur :)


Yapmakta olduğum işlemeleri de koltuğun hemen yanında olan bu tatlı sepete koyuyorum :)






Gününüz, haftanız işte bu ipler gibi rengarenk geçsin. Gönlünüz, düşünceleriniz bu ipler gibi rengarenk, ferah olsun. 




15 Kasım 2016 Salı

Posta kutusunda Hogwarts'tan mektup var! ♥

Herkesin ayrı bir değer verdiği, her şeyini paylaşabildiği, her şeyini anlayabildiği bi dostu vardır. Ben bu konuda çok şanslıyım. 19. yıla girecek bi dostluğumuz var. Ve bugün doğum gününü kutluyoruz :) Burdan da kutlayayım o zaman "iyi ki doğduun Güülcaağn" 
Çoktandır düşündüğüm, onu çok sevindirecek, mutluluktan havalara uçuracak sürpriz için de bugünü bekledim :) Hogwarts'tan mektup! 


Daha minicikten Harry Potter hayranlığına birlikte başlamıştık, o Harry ben Ron hayranıydım :) Onlar için gazete parçaları mı biriktirmedik, dergi koleksiyonu mu yapmadık :)) Harry Potter izlemek en çok onunla keyifliydi :) Şu yaşımıza geldik hala birlikte izleriz :) 

Onun bi hayali vardı, Hogwarts'tan mektup almak :) Ben de bu hayali gerçekleştirdim :) 

Bu hayali gerçekleştirmek için ilk adım tabii ki Pinterest araştırması :) Aklımdaki fikirlere bi dolu fikir ekledim, ihtiyacım olanları kaydettim. Bazılarına değişiklik yaptım ve çıktı almaya! Sonrası hayal gücüm. Yazıları, süslemeleri kafama göre yaptım.


Mektup içeriği;

Mektup kağıdı: Harry Potter yazı stiliyle başladım mektuba. Sonrası uzun olacak diye kendi yazı stilimle :)) Mektubu daha samimi olur diye ve ingilizce yazarsam ordan burdan bakarak çok zorlanırım hem de yanlışlarla dolu olur diye Türkçe yazdım ve dilini sihirle öğrendiğimi söyledim :) Kağıdın boş kalan yerlerine Harry Potter imgeleri çizdim. Mektup içeriğini çok okunaklı koyamadım ama Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu.. diye başlayıp McGonagall'ın kendi yapımım imzasıyla son verdim mektubuma :)) Ve tabi ki imzayı mühürledim :) Mühürü de yine pinterestten çıktı alıp yapıştırdım. Eğer mühürünüz varsa gerçekten mühürlemek daha hoş olur ya da kırmızı/bordo mumunuz varsa.


Harry Potter kitap serisi kapakları: Bunları da yine Pinterest'ten çıktı alıp sıraladım, saman ipiyle kurdeleledim ve "Hogwarts'a gelmen için bunları iyi bilmen gerekir.Sana çok lazım olacaklar." yazdığım ve mühürlediğim zarfa bu kitap kapaklarını koydum. Bu arada not kağıtlarının hepsinin kenarlarını mumla yaktım, daha otantik oldular.

Mesajlı kartlar: Panoya asılabilecek, fotoğraflara renk katacak minik mesajlı kartlar çıktı aldım. Ve bir de yine mesajlı gün planlayıcı var bu pakette. Bunları da kurdeleli, mühürlü pakete koydum. "Hogwarts için birkaç tavsiye. Plan yapmak çok işine yarayacak." notu düştüm.


Öğrenci formu: Tabi okula kayıt için bi evrak gerek :)) Öğrenci bilgilerini yazdım ve çıktı almadan önce arkadaşımın cadı şapkalı fotoğrafını fotoğraf kısmına ekledim. Ve tabi ki alnına da acemi bi yara izi yaptım :)) Fotoğrafı da mühürledim.

Hogwarts bileti: En güzel, en büyüleyici kısmı bu bence. Platform 9 3/4 biletini de bi zarfa ekleyip, kurdele yapıp bu sefer mum eriterek mühürledim.

Mektup Zarfı: Ön kısmına arkadaşımın adresini yazdım, arka kısmını mühürledim, içini doldurup bağladım. Zaten her yeri özenle hazırlanmış pullanmış, damgalanmış bu zarfa çok eklenecek bir şey yoktu. Mektubu arkadaşımın postasına baykuş Hedwig bıraktı :) Hedwig, benim kardeşim oluyor :)


İşte Hogwarts'tan gelen mektup hazırlamak bu kadar kolay ve en önemlisi böyle eğlenceli. Yaparken nasıl eğlendim, nasıl heyecanlandım anlatamam :)) 

Mektubu hazırlarken en zor kısım Gülcan'a bu mektuptan bahsedememek, bi fotoğraf bile atamamak oldu :)) Çünkü biz gözümüzü kırpsak birbirimize mesaj atarız ararız bak gözümü kırptım diye :))) Bi şeyi bi gün boyunca birbirimize söylemeye fırsatımız olmasa aldatıyo gibi hissederiz :))) İşte o yüzden mektup eline geçene kadar sabırsızlıktan resmen çatladım! :))

Mektup ve içeriği genel olarak işte böyle. Küçük küçük mutluluklar kocaman bi mutluluğa dönüştü :)


Benim dostum gibi Harry Potter hayranı olan arkadaşınız varsa, ona sürpriz yapmak istiyorsanız ya da kendinize böyle bi posta hazırlamak istiyorsanız bendeki çıktı alınabilir hallerini sizinle paylaşabilirim :) Mail adresinizi yorum ya da mail atmanız yeterli :)

Mutluluktan havalara uçacağınız günler dilerim :)  

14 Kasım 2016 Pazartesi

Huzurun cafe hali: KitapKurdu ♥

Bazı mekanların büyüsü, hissettirdikleri ayrıdır, bulunca hiç bırakmamak gerek. Hele de o mekan içinizi iliklerinize kadar ısıtıp huzurla dolduruyorsa.. Burada huzura, dinginliğe ulaşmak için ekstra bir şey yapmanıza gerek yok. Gidin bi taburede öylece oturun o bile yeter, fotoğraflardan da anlaşıldığı gibi.. Benim şimdi şu 3 fotoğrafa bile bakınca içim ısınıyor :) 


Bir binanın bir evi, evin şirin, huzur kokan odaları..Her odada böyle şirin masa sandalyeler, kitaplıklar, panolar, kitaplar var. Masalar, sandalyeler şiirlerle, kitaplardan alıntılarla bezenmiş. Bizim de iki mısra katkımız olsun :) Bir de ben bu çiçekli perdeye aşık oldum :) Menüsü öyle çok zengin değil ama kendine göre hazırlayacağın kahvesi var, böyle bi mekanda daha ne olsun :) 


Dostla gidip çalışmalık, kitap okumalık ara ara fısıltılarla sohbet etmelik bi yer. Çıkıp bi dışarıdaki havayı içinize çekmek, sohbetin sesini artırmak isterseniz tatlı bi balkonu bile var. Sanki çok sevdiğiniz kitapsever bi dostunuzun evine misafirliğe gitmiş gibi :) 

Ankara'da uzunca, doyasıya vakit geçirilebilecek en güzel mekanlardan. İşlerin arasında da bi yarım saat kahve yanında kitap okumaya bile gidilir :)


Hep hayalim buna benzer bi mekanımın olması, iş hayatımı da böyle güzel böyle huzurlu yaşamak :) Odalarında gezerken bu düşünceyi de derinden hissediyorum :) Kalpten dileyince belki bi gün olur :)

Vakitlerimizi güzel değerlendirebilmek dileğiyle. Kalplerimiz de en az bu mekan kadar huzurlu, en az bu mekan kadar içten, sıcak, samimi olsun.

Hayat kısa, kuşlar uçuyor.

13 Kasım 2016 Pazar

Baş ucumda neler var ?¿

Yattığımda ihtiyacım olan her şey yanımda olsun da bi daha yataktan kalkmayayım diyenlerdenim :)) Suyum, peçetem hiç eksik olmaz mesela :) Limon kolonyası hep yanımdadır, mesela çantamda da olur hep, çok severim keskin kolonya kokusunu. Bi de viks aynı şekilde.. Keskin, burun açıcı kokuları seviyorum. 

Bunların yanında bi de kendimi iyi hissetmek için baş ucuma koyduğum şeyler var. Hayal edin; abajurun aydınlık ışığıyla mumların sarı ışığının uyumunun altında kitabın belli yerlerini okurken bi yandan da tekrar okurum diye not almak.. Hayal ederken bile huzur vermiyor mu :) Yeri gelmişken Sevgiler Beno'dan en güzel baş ucu kitaplarından. İçinde o kadar çok motive edici, şükür içeren cümleler var ki, hepsini bi kenara yazmalı, tekrar tekrar bakmalı..

Hatıra kutumda neler mi var :) Eşimin yazdıkları, mektuplar, otobüs uçak biletleri, birlikte gezdiğimiz yerlerin, müzelerin biletleri, sinema tiyatro biletleri, minik notlar.. Ama bunlardan en anlamlılarını. Eskiden böyle şeyleri daha çok biriktirirdim, her arkadaşımla yaptıklarıma, her şeye hatıra der kutulardım ama yıllar geçtikçe bazılarına çöp diye bakmaya başladım çünkü hatıralar çok güzel ama çok birikince baş edilmiyor, onun yerine sadece fotoğraf olarak saklamak daha güzel bazılarını, daha temiz :) Artık en değerlileri, gerçekten çok şey hatırlatanları, üstüne gerçekten anlamlı notlar alabileceklerimi saklıyorum :)

Sizin baş ucunuzdan ayıramadıklarınız neler pekii ? :)