14 Eylül 2018 Cuma

Geçmişe Yolculuk: Cumalıkızık Köyü ♡

Muhtemelen dünyanın en şirin birkaç yerinden biri olan Cumalıkızık'tan merhaba!

Geçen ayki gezinin yazısı şimdiye kalmış olsa da gecikmeli olarak sözümü tutuyorum :)

Uzun zamandır gitmek istediğim bu şirin köye birdenbire plan yapmadan gidivermek nasip oldu. Kardeşim Eskişehir'de okuyor. Bu yıl ev tuttu, biz de hem okul bitiminde onu alırız hem evine birkaç parça bir şey götürürüz, gitmişken de Eskişehir'i gezeriz dedik, düştük yola. Eşim Eskişehir'e gitmişken Bursa'da da küçük bir gezinti yapalım dedi. Hemen açtık haritayı küçük bi plan yaptık. Eskişehir'i de Bursa'ya da daha önce gezdiğimiz için işimiz kolay oldu, daha önce görmediğimiz ilçelerini köylerini ekledik listeye, bi de görüp de doyamadıklarımızı :) Önce Bursa'yı gezdik, Eskişehir yakın diye 2. güne bıraktık.

Cumalıkızık, Bursa'dan daha yakın olduğu için ilk durağımızdı. Benim de en çok görmek istediğim.

Öyle şirin, öyle samimi bir köy ki insanın Cumalıkızıklı olası geliyor gezerken :)


Taş döşemeli yolları, rengarenk taş evleriyle kendinizi birkaç yüzyıl öncesinde gezinirken buluyorsunuz. Yol boyu çarşıları sayesinde sokağın ne ara bittiğini anlamıyorsunuz. Her dükkanda el emeği örgülerle, ahşaplarla, incik boncukla uğraşan teyzeler var. Yaptıklarını inceleyeyim, hediyelik bir şeyler bakayım derken bayağı vakit geçirdik biz bu tatlı çarşıda. Ben ahşap boyamalarını beğendim en çok. Kendim yapıyorum ama bu güzel memleketten hatıra olması için arkadaşıma bir tane hediye aldım.


Daha yokuşun başında tıkanan ben, burada hiç şikayetlenmeden seve seve arşınladım şu güzelim yokuşları :) Bi eski zaman hissi, eski zaman naifliği oluyor üstünüzde sokaklarda gezerken, taş, ahşap evlerin yanından salınırken. Yürüyüşünüze bile yansıyor. Parmak uçlarınız taşlara değiveriyor siz farketmeden. Kim bilir kimler yaşadı, neler yaşandı düşüncesi geziniyor kafanızda. 

Öyle boş evler görmedim ben, ya hala yaşanıyor ya da kahvaltı evi, gözlemeci olmuş çoğu.


Çarşılarında en çok hoşuma giden şey her tezgah üstünde rüzgar çanları olmasıydı. Hafif bi esintide bile tüm köyde yankılanan çıngır çıngır sesler öyle huzur verici, öyle sakinleştirici ki.. 



Tüm turistik çarşılarda satılan ürünler yine burada da var. Hediye alacağınız kişi çoksa Cumalıkızık magnetleri en ideali bence. 



Bu tarihi evlerin bir çoğu gözlemeci. Biz de Cumalıkızık yokuşlarında yorulunca merkezde şirin terası olan bir gözlemeci seçip oturduk. Gözlemesinden de çayından da memnun kaldık. Cumalıkızık manzarasında bir başka lezzetli oldu, hafif yüksek turistik bölge fiyatlarını hakediyor.

Kahvaltı saatinde yer olmuyormuş, erken saatlerde gelip yer kapıyormuş Bursalılar, o yüzden kahvaltımızı yolda yapmıştık biz bebekle yer aramayalım diye :)




Bu çiçekli evin yanından ilginç bir sokak aralanıyor. Cin Aralığı.



Muhtemelen en minik sokak bu sokaktır: Cin Aralığı. Tek sıra halinde geçilebiliyor. Sokağın yoğun zamanları için bir trafik lambası şart bence :) Her giren mutlaka fotoğraf çekindiği için zaman zaman birikmeler oluyor, çok da kısa olmayan bu dar sokağın orta yerinde biriyle karşı karşıya gelebiliyorsunuz :)

Kurtuluş Savaşı zamanında işgalcilerden kaçan askerler çıkmaz sokağa gelince bu küçük aralığa giriyorlarmış, işgalciler kaybolduklarını sandıkları için cinlerin kaçırdığını düşünüyorlarmış. Bu yüzden minik sokağın adı Cin Aralığı.



Kınalı Kar dizisini hatırlıyorsanız Cumalıkızık size tanıdık gelecek. Dizinin çekildiği konak, Bulanlar Konağı. Şu an hem restoran hem otel olarak hizmet vermekte. Mola için güzel bir durak olabilir.


Konaktan aşağı inen, üzeri sarmaşıklarla kaplı yokuş büyüleyici değil mi? Ben çok etkilendim bu sokaktan.


Cumalıkızık, UNESCO Dünya Mirası listesinde. Eğer Cumalıkızık'a dair daha fazlasını görmek isterseniz müze olan Küpeli Ev'i ziyaret edebilirsiniz. Sanırım 5 lira karşılığında tüm evi gezip eski Cumalıkızık kültürünü yaşayabiliyor, aynı zamanda fotoğraflayabiliyorsunuz. Aksi halde fotoğraf yasak. Küpeli Ev ismini evin küpe çiçeklerinden alıyor.



Bir de böğürtlenini, ahududusunu, incirini, şeftalisini mutlaka tadın yolunuz düşerse. Metre başı kasa kasa satılıyor. Hepsinden biraz aldık biz. Uzun yoldan geliyorsanız tadımlık alın, hepsi de hemen kendini salan meyveler olduğu için çok uzun zamanınız olmuyor yemek için :) Bizim Bursa yolculuğumuza mini mini ahududular eşlik etti :)

Yani bu güzel eski zaman köyüne, Cumalıkızık'a illaki yolunuz düşsün diyorum ♡ :) 

Mutlu günler! 


10 Ağustos 2018 Cuma

Balkon Dekorasyon Fikirleri ♡

Merhaba!

Hafta sonuna yakışacak şirin, rengarenk, içimizi ısıtacak balkon dekorasyon fikirleri konuşalım ♡

Büyük küçük farketmez bi balkonunuz olsun yeter çay saatlerini güzelleştirmek, sohbetlerinize esinti katmak, güneş ışığını yakalayabilmek için. ♡

Sokaklarda gezerken bazen evlerin balkonlarına bakınıyorum çoğu boş. Neden? Zillere basıp 'neden balkonda hiç oturmuyorsunuz ?' diye sorasım oluyor :)) Hele ki manzaralı ya da en azından caddeye bakan önü açık balkonların boş olmasını anlamıyorum :) Benimki evlere baktığı halde bayılıyorum. Yakan güneş gittiğinde hemen balkonda alıyorum soluğu :)

Hadi biraz içimizi açacak balkonlara misafir olalım :) Görseller pinterestten, gezinirken kaydettiklerim.


Evde daha sadelik sevsem de balkonlara renkler, şirinlikler yakışıyor bence ♡  Bank ve sallanan koltuk fikrini çok seviyorum. Tam şurada elinizde bi fincan çayınız, kiminle muhabbetin dibine vurmak isterdiniz? :))


Renkli toplar ♡ Bu toplarla tam bir masal diyarı olmuyor mu balkonlar :) 

Yerlere ya da çiçekliklere konulmuş çiçekler klasik geliyorsa duvara asılmış çiçeklere ne dersiniz? Bence harika! Vakit ayırabilirsem benim de uygulamak istediğim bi fikir. Tabi bizim balkonlarda sıra sıra ipe dizilmiş dolmalık biberlerden patlıcanlardan kendilerine yer bulabilirse çiçekler :))


Balkon demek küçük bi bahçe demeksee yerlere neden çim halı sermeyelim ♡ Birçok yerde satılıyor metre halı gibi veya kare kare. Balkonunuz cam kaplıysa temizlik sorunu da olmaz, bence kilim halı yerine çok daha güzel fikir!


Benim balkonum küçük hiçbir şey yapılmaz diyorsanız, neler neler yapmışlar.. Zamanında ben de düzenlemiştim şu kadarcık balkonumu, önceki yazılarımdan ulaşabilirsiniz ♡ Bi masa iki sandalye yeter ♡



Sedir tarzı severseniz benim henüz uygulayamadığım bir fikrim var. Annem eski sandığını atarken ben saklamıştım, hala bodrumda duruyor. Onu boyayıp üstüne minderler dikip geçirmeyi düşünüyorum. Üstüne de birkaç yastık attık mı tamamdır :) Sandık olduğu için depolama artısı da var tabi. Eğer evinizde hala o sandıklardan varsa elden çıkarmadan önce bi düşünün :)


Kısacası bence balkon demek, tabiki renk renk çiçekler, rengarenk toplar, ışıklar, çayımı kahvemi bir de fesleğenimi orta yerine koyabileceğim ufak da olsa bir sehpa, hava serinlediğinde üzerime alabileceğim sandalyeye ardılı bir şal.... vee tüm bunlara eşlik edecek sevdiklerim.. demek 

Sizin de balkon için güzel fikirleriniz varsa duymak ve uygulamak isterim 

Mutlu günler 



→→→Benim Şirin Balkon Cafe'm ! ♡



3 Ağustos 2018 Cuma

Bitmoji İle Kendini Anlat! ♡


Merhabaaa!

25 Şubat'ta arkadaşımın 'Bitmoji İle Kendini Anlat' yazısına 'en kısa zamanda ben de yazacağım' yazmışım büyük bir hevesle.. En kısa zamanın Ağustos olacağını bilemezdim :))

Aslında böyle bi yazım vardı bayağı eskilerde. O zamanlar bitstrips gibi bi şeydi bu bitmojinin adı ve ben açıktım. E şimdi bi de kapalıykenki hallerimle yazayım istedim :)

Öncelikle şu sıralar neler yaptığımdan bahsedeyim biraz. Tam olarak üstteki görseldeki gibiyim. Hatta çoğu zaman kolumla belim arasında bir de bebek oluyor :))) Tabiki daha rahat olmak, daha çok keyif yapmak isterdim ama çok da şikayetçi değilim bu durumdan. Çünkü çoğu zaman annemi çağırıyorum, beni ve işlerimi rahatlatıyor. Bu işleri her gün tek başına yapan annelere Allah yardım etsin gerçekten zor ama insanı daha güçlü yapıyor kesinlikle. Birkaç gün tek kaldığımda bile kendimi daha güçlü bi anneymişim gibi hissediyorum :)


Yazılarımı okuyorsanız severek eğlenerek yaptığım çok fazla uğraşım olduğunu biliyorsunuzdur ♡ Bu sıralar hobilerime de gecikmeli vakit ayırsam da fırsat buldukça bi şeyler kesip boyuyorum. Özellikle Kuzey'in odasına :) 

Yapılacaklar listem çok kabarık. Ayrıntılı listeli paylaşım yapayım hatta yapmak istediklerimle ilgili.

Uzunun uzuunnn kahvaltı keyifleri ♡ ben. Ba yı lı yo rum!  Bir de çeşit çeşit kahvaltılıklar ve patates kızartması olacak... Mutlu mutlu sohbetler eşliğinde ♡ Şimdi bile kahvaltı sofrası hazırlayasım geldi :)


Arkadaş toplantıları, 5 çayları ne kadar keyifli ne kadar eğlenceli değil mi! Benimkiler Kuzey'den sonra çoğu zaman Kuzey'li muhabbetlere dönse de hala keyifli ve huzurlu ♡


İnstagramdan takipte olanlar kahve aşkımı bilir :) Her türlüsünü severim kahvenin ve her vakit içebilirim ♡ Hamileliğimde az içmeye çalışırken neler çekiyordum bilseniz :)) Şimdi de günde birden fazla içmemeye çalışıyorum. Bir de en yumuşak olanlarından :)


Evlendikten sonra çok severek yaptığım işaret dili eğitmenliği hiç istemeyerek bırakmıştım. Çünkü bambaşka bir yere yaşamaya gidiyorduk. 1 yıl sonra Ankara'ya geri döndük ama bebeğimizin haberi, doğumu derken dönemedim. O kadar özledim ki... Bi süre daha her anımı bebeğimle geçirmek istiyorum fırsatım varken. Ama yakın zamanda tekrar dönmek istiyorum bakalım :) Kitaplarımı, kendi kendime yıllarca hazırladığım sözlüğümü, not defterlerimi bile o kadar özledim ki ♡


Geceyi, ayı, yıldızları çok seviyorum. Onları izlerken ne yaparsam yapayım huzur doluyorum. Hatta çok küçüklükten beri tavanı cam olan bi odam olsun isterdim. Bu hayale inancım fazlaca azalsa da hala istiyorum :))


Bu aralar özlem doluyum. Geçip giden her güne. Daha minik ellere, daha minik ayaklara. Avucuma sığan minik kafaya. Bozuk para kadar kulağa. Kuzey 7 aylık oldu. Ve ben bu 7 ayı doyasıya yaşadığımı düşünüyodum. Ama her dönüp baktığımda özlediğim, tekrar dönmek istediğim anlar oluyor. Hatta bazen gözlerimin yaşardığı .. Tamam çoğu zaman :') Allah o günleri görmeyi nasip ederse 2 yaşında, 10 yaşında falan da mı böyle olacak? Annelik böyle bi şey mi ?

Bu yazılık bu kadar bitmoji yeter, belki daha sonra tekrar böyle bi yazı olur başka bitmojilerle :)

Mutlu günler! ♡

24 Şubat 2018 Cumartesi

Mim | Sinema ve Ben ♡

Merhaba! 

Hafta sonuna yakışır bir mimle geldim! 

mavimelodi beni mimlemiş çok da iyi etmiş onun yazısını okurken çok eğlendim, sıra yazarak eğlenmede. 


1. Sinemada ilk izlediğin film ? 


Harry Potter. Çok sevmemin nedenleri arasında izlediğim ilk film olması da var :) İlk filmime kocaman ekranlı bir salon denk gelmişti şansıma. Bir de Harry Potter olunca büyülenmiştim hatırlıyorum. 

2. Film en güzel .... 'de/da izlenir ?

Bazı istisnalar hariç evde izlenir benim için. Ev rahatlığını ve huzurunu seviyorum. Eşimle mısırı patlatıp, içecekleri hazırlayıp, perdeleri, fonları tamamen kapatıp, battaniyeyi de dizlere çekip film izlemeye bayılıyorum. Bir de film bittikten sonra eve gitme derdi yok :))) Ama bazı filmlerin çıkmasını bekleyip çıktığı gün sinemada izlerim. Onun keyfi de başka oluyor. 

3. Film izlerken olmazsa olmazın var mı ? Varsa neler ?

Mutlaka atıştırmalık bir şeyler ve içecek. Ha bir de biri :)) Tek başıma hiç sinemaya gitmedim nedense :) 

a. Tek başına mı kalabalık mı ?

Tek başıma değil ama kalabalık da değil ya. En kalabalık ailemle olur :) 

b. Mısır mı cips mi ?

Kesinlikle mısır. Sinema = Mısır değil mi zaten :) 

c. İki boyutlu mu üç boyutlu mu ?

Üç boyutlu tabi ki.

d. Avm sineması mı sokak sineması mı ?

Sokak sineması. Gürültüden kargaşadan daha uzak geliyor. 

e. Filmden önce filmin fragmanını izlemek mi , yorumlarını okumak mı ?

Fragmanını izlemek. Yorumlarını okurken bir şeyler öğrenip de film kazaya kurban gitmesin :)) Ama komedi filmlerinde falan yorum da okurum herkese de sorar öyle giderim güzelse. 

Çok keyifle cevapladığım bir mimdi , yapanın ve mimleyenin aklına sağlık ♡ Ve tabiki bunu okuyan herkes mimlendiniz ♡ Eğer ki cevaplayan olursa ya da daha önce cevapladıysanız yoruma yazın ki ben de sizinkini okuyayım :)

Mutlu günler, mutlu hafta sonları! ♡

23 Şubat 2018 Cuma

Bir Dost İki Gün! ♡

Merhabaa!

Hem haftanın son günü hem güneşli apaydınlık bir hava dışarda! Ne kadar güzel bir gün değil mi :) Biz karı kışı beklerken bahar geliyor sanki yavaştan :) Olsun bahar da çok güzel hem arada kar atıştıracak biliyorum :) Geçen yıl nisanın ortasında yağmıştı :) Zaten şimdi dışarı çok çıkamadığım için mevsimler çok farketmiyor bana :)) Arada bir çıkabiliyorum. Eşimin gelmesine birkaç gün kaldı inşallah o gelince de eve arada bir girmeyi düşünüyorum artık :))

Ben çıkamadığım için arkadaşlarım sağ olsunlar beni bırakmıyorlar hep geliyorlar sıkılamıyorum :) Bu hafta da yine Gülcan geldi. Her gün kalsa ikimiz de hayır demeyiz :) Yine fazlaca eğlendiğimiz, gülmelere doyamadığımız 2 gün geçirdik. Öylece otursak bile gülecek bir şeyler bulup krizlere gireriz biz :) İlkokuldan beri :) Artık +1 imiz var sohbetlerimize anlayamayan bakışlarla katılan, gülmelerimize gözlerini kısarak bakan :))


Artık Kuzey'i sevmeleri bitince sohbete başlayabiliyoruz :) Gülcan bu taraflardan çok uzağa taşındığı için sabah ezanıyla çıkıyor yola :)) Kuzeyi yanıma alıp kahvaltıyı henüz hazırlamaya başladım ki zil çaldı. Gülcan sıcacık simitler poğaçalar almış nasıl mutlu oldum, hemen çayı da koyduk oturduk soframıza :)


Haliyle kahve keyiflerimiz de minik Kuzey beyin keyfine bağlı :) Ama miniğim Gülcan teyzesi gelince bana hep izin veriyor çok huysuzlanmıyor :))


Ne zamandır süslenip de dışarı çıkamıyorum, bunu özlediğimden bahsedince birden canımız makyaj yapmak istedi akşam akşam :)) Tüm malzemeleri yatağa döktük başladık makyaja :)) Tam teşkilatlı bir makyaj yaptık. Bi de sanki makyajdan sonra bi yere çıkacakmışız gibi fikirlerimizi alarak çok ciddiyetle yaptık :)) Biz bunları yaparken Kuzey de yanımızda şaşkınlıkla bizi izledi :)) Makyajımız bittikten sonra birbirimize övgüler yağdırarak aynada kendimizi izledik :)) Birsürü fotoğraf çekindik tabii :) Sonra da yüzümüzdeki kat kat boyadan rahatsız olup sildik :))) Hala çocukça şeyler yapıyo olmak o kadar güzel ki. Böyle çocukça şeyleri gönlümce yapabileceğim bir arkadaşa sahip olmak da :)


Gülcan ilkokul günlüklerini getirmişti, ben de benimkileri çıkardım. Okuyacağımız o keyifli anlar için geceyi bekledik. Geceler yemeksiz olmaz bizim için önce gece yemeğimizi yedik :)) Kuzey'i de uyutup yanımıza koyduktan sonra başladık okumaya. Ve gece boyunca güldük.. Özellikle aynı tarihleri seçip ikimizin de birbirimizden habersiz yazdığımız aynı günleri okumak o kadar keyifliydi ki. Yaşadığımız, o gün mesela okulda olan bi olayı ikimiz de yazmışız farklı yönleriyle :) Ve yıllar sonra ben onun da o günü o olayı yazdığını öğreniyorum :) Bu geçmişe yolculuk çok çok iyi geldi ikimize de :)


Benim günlüklerim ♡


Gülcan'ın günlükleri ♡

Yıllar öncesini konuşmakla kalmayıp okuyarak hatta okurken tamamen unuttuğunuz şeyleri yeniden öğrenip şaşırarak gülme krizlerine girdiğiniz dostunuz varsa hayat çok güzel! ♡

"...ve birden bi sebep yokken gülme krizine girdik Gülçin'le. " Gülcan'ın günlüğünün bir sayfasında yazan bu cümle hala bugün de yaptığımız bir şey :)))

Gece yine sabahladığımız için kahvaltı da kahve keyfimiz de gecikmeli oldu :) Bir de blog planı yaptık, birer blog defteri hazırladık, birkaç yazı belirledik. Bu günlük tadında yazı da ilkiydi. İnşallah planımıza uyabilirim :)


Tatlı muhabbetimize eşlik edenler ♡


İşte böyle tatlı iki gün geçirdik.. Bu iki günü bir de Gülcan'dan dinlemek isterseniz buyrun mavimelodi'ye :)

Mutlu günlerr! ♡

19 Şubat 2018 Pazartesi

Merhaba Yeni Hayatım! ♡

Merhaba güzelim hafta başından :)

Tam da şu koltukta, annemden aşırdığım bir sürü yıllık şu fincandaki kahveyi yudumlayarak yazıyorum.. Ve o kadar özlemişim ki...


2 aya yakındır yazı giremiyorum bloga. Bunun nedeni minik elleri minik gözleriyle hayatımı aklımı kalbimi kocaman dolduran tek lokmalık miniğim, oğlum... Şu cümleyi yazarken bile gözlerim dolu dolu... Şimdi bunları ona söylesem bana 'ıgı' derdi :') Daha çok miniğiz 'agu' bile diyemiyoruz çünkü :)


Yeni bi post açmadan önce bloga yazdığım son yazıyı okudum da.. Ertesi gün doğuma gideceğimden habersiz neler yaptığımı düşündüm :) Ertesi gün oğlumun gelmek isteyeceği aklımın ucundan bile geçmemişti yağan karları elimle yakalamaya çalışırken :) Annesi karı çok seviyor, çok mutlu oluyor, o da hissedip mutlu olmuştur belki demişim. Çok mutlu olmuş, hemen dünyaya gelip görmek istemiş bizimki :) Çok ani oldu, çok da güzel oldu :) Allah hayırlı güzel ömürler versin inşallah benim miniğime de tüm miniklere de... Ve Allah isteyen gönlünde olan herkese de nasip etsin inşallah...

Bu bir buçuk ay sadece Kuzey demekti galiba benim için :) Ondan arta kalan zamanlarda da onu fotoğraflıyorum :)) Yeni yeni kek pasta yapayım, gezmelere gideyim, el işlerimi yapayım, blog yazayım moduna giriyorum :) Ama moda girdim demek başladığım işi bitiriyorum demek değil :) Mesela hazır uyuyoken 5 dakikada bi kek yapayım diye girdiğim mutfaktan ufak tefek Kuzey molalarıyla yarım saat bi saatte çıkıyorum :)) Meselaa bu yazıyı yazmaya taa geçen hafta karar vermiştim :)) Tek bi şeyi aksatmıyorum o da çay kahve keyiflerim :)) Her gün en azından bi kere derin uyuyor dediğimde çayımı kahvemi alıp kendime ayırdığım bi zamanım oluyor çok şükür :) Ve bu da o vakitlerden biri. Azıcık yazayım, içimi dökeyim istedim.. Bu zamanları tüm duygusallığıyla, tüm yorgunluklarıyla, tüm keyifleriyle daha uzun uzun anlatmak isterim :) Henüz anneliğe yavaş yavaş alışmaya çalışıyorum, daha uzun blog keyifleri yapabileceğim zamanlar da gelecek biliyorum :))

Mutlu günler olsun hepimize! 

24 Aralık 2017 Pazar

Kış Gecesi Günlüğü ♡

Bu güzel Aralık gecesinden, ilk tutan karlı geceden merhaba! ♡

Yazıyı yazmak için de paylaşmak için de sabahı bekleyemedim. Bu güzel, sihirli anı hemen kaydetmek istedim bloguma. 

Sabah eşimin 'Eskişehir'de lapa lapa kar yağıyor' mesajıyla uyandım ve bir hışım yatakta doğrulup perdeyi açtım. Ama Ankara semalarında bir tane kar yoktu, azıcık üzüldüm hemen :) Karı ne kadar beklediğimi bilir eşim :) 

Neyse ki günün ilerleyen saatlerinde azar azar başladı burda da atıştırmaya. Geceye doğru perdeyi açtığımda da muhteşem manzarayla karşılaştım :) Yerlerde tutmuştu bile kar :) Annemle hemen üstümüze bir şeyler alıp dışarı attık kendimizi. Bembeyaz yağan karın altında yürüdük yürüdük... Artık annemlerde kalıyoruz bebek ve eşim gelene kadar. Hem annemlerdeyim, bi de böyle kar yağınca çocuk gibi hissettim kendimi :) Hala çocukluğumdaki gibi her şey sanki.. 

Karın hevesini biraz aldıktan sonra ikimiz de telefonlarımıza sarılıp fotoğraf çekmeye başladık :) Ama yağan kar ekranı kapladıkça devam edemedik :)



Oğlumuzun da karnımda ilk ve tek kışı :)) Onu da gezdirmiş oldum güzelim karın altında :) Annesi heyecanlandıkça sevindikçe o da mutlu olmuştur belki :) Hissediyorlarmışya.. :)


İlk karın soğukluğunu parmaklarımda hissetmek muhteşem bir şey...


Artık soğuktan titremeye başlayınca eve geldik. Gelirken de bir yumak kar getirdik Sufle'ye. Onun da ilk kışı, ilk karı :) Gündüz yağarken biraz gezdirdik, garip garip bakmıştı yağan kara :) Getirdiğimiz karı da kokladıı, dokunduu ve yalamaya başladı hemen :)) Sonra hasta olursa diye korktuk ama bu kadarcıktan bir şey olmaz herhalde :)) Hala gidip gelip eriyen karı yalıyor arada :)


Soğuktan gelince canımız sıcak bir şeyler istedi ve evde salep olduğu aklımıza geldi, hemen yapıverdik hepimize :) 


Oh! Mis gibi kış gecesi! 

Huzurlu geceler! ❄