15 Mayıs 2013 Çarşamba

Rengarenk Çekilişim Sonuçlandı !!

Öyle güzel bi çekiliş dönemi geçirdim ki , hiç böylesini tahmin etmiyordum. Hem artık beni daha çok okuyan var, hem de yeni blog arkadaşlarım var. Her yorumu okurken ayrı keyif aldım, blogum için, çekilişim için söylenenler çok hoşuma gitti. O kadar ki herkese hediye göndermek istedim :) Ama çook da zor iş çekilişin altından kalkmak. Ben bu kadar katılım olacağını beklemediğim için rahattım biraz da, yüksek katılım olunca eli ayağına dolaşıyor insanın.

Ve işte kazanann..

Ezgi Özen

Tebrik ediyorum kendisini, umarım çok mutlu eder hediyelerim.


Katılım ve haklar çok olduğu için merak eden herkes listede adını görebilsin ve çekilişi izleyebilsin diye video eşliğinde belirledim kazananı. Aceleden telefonla çektiğim için video kalitesi oldukça düşük ama seçilebiliyor.



video


Katılan, güzel yorumlarını esirgemeyen herkese teşekkür ediyorum. Çekilişlerim devam edecek ve yine dolu dolu kutular olacak inşallah.

14 Mayıs 2013 Salı

ÇEKİLİŞ SONA ERDİ ! Rengarenk Çekilişim İçin Son Gün !



400 ü geçmiş izleyicim vay be diyorum bloguma :) Umarım gerçek okuyucularım da artmıştır bu arada, izleyicilerime arada bakıp bakıp seviyorum :) Arada çok hoşuma giden yorumlar, mailler oluyor, bunları çekiliş sonuçlandıktan sonra da paylaşacağım siz sevgili izleyicilerimle :) 

Takibi zorlaşır diye çekiliş yorumlarına cevap atamadım ama arada mail adreslerini belirtmeyi unutanlar olmuş, onları şuan inceledikçe yazıyorum, unutanlar umarım görür de yazarsınız. 

Arada oturup okuyodum çekiliş yorumlarını, mutlu oluyodum, hemen geçivermiş, bi baktım yarın son gün :) 

Ben de bu arada çekilişin kutusunu kapladım, kazanan izleyicime işte bu kutunun içinde gidecek hediyeler :)


Hadi bakalım bol şans tekrar :)

8 Mayıs 2013 Çarşamba

Nerde o eski Hıdırellez'ler !

Çocukluğumda bi süre Eskişehir'de yaşadım. Anlat anlat bitmez Eskişehir'de sevdiklerim. Yeni geçtik Hıdırellezi, o gün çok güzel olsun istedim hep. Eskişehir'deki gibi..Eskişehir dolu dolu yaşardı Hıdırellezi. Gündüz sokaklarda etkinlikler olurdu, standını alan gelir, bir şeyler sergiler, dağıtırdı, hem de parasızdı, kimsenin çıkar sağlama, bişeyler kazanma derdi yoktu. Aynı düşünce vardı herkeste, mutlu olalım yeter, o olmasa neye yarar para. 

Okuma yazma bilmiyordum o zamanlar, gördüğüm her şeyi yazardım, çok hevesliydim. Akşam okullar dağılırken annemin elinden tutar beni de okula yazdıralım diye zorlardım. 

Sevgili 5 yaşındaki halim; yazıldın da ne oldu? 

Herkes kağıtlara dileklerini yazıp en güzel gül ağacını arardı. Gördüğüm hiçbi şeyden eksik kalamam, ben de anneme yazdırıp yazının aynısını kağıdıma geçiriyodum. Benim gül ağacı aramama gerek yoktu, bahçemizdeki en güzeliydi zaten, kocaman çiçek dolu bahçemiz vardı bizim. Kağıdı katlaya katlaya minicik yapıp ağacın en kuytu yerine sıkıştırıyodum. Kimse dileğimi bulup okumasın, kabul olmaz düşünesiyle.

Akşamları ateş yakılırdı, tüm mahalle üstünden atlardı. Biz annelerimizin eteğini bırakmayıp mızmızlanınca bizim için de minicik bi ateş yakılırdı, annelerimiz atlatırdı ateşten kucaklayarak. Ateşten atlarken dilekler tutardım hep, var mıydı ki öyle bişey? Yine ben uydurmuştum belki de, biz çocuklar öyle yapıyoduk. O kadar heyecanla, sabırsızlıkla beklerdim ki, hala her düşündüğümde bi heyecan bi kıpırtı olur içimde. O kadar işlemiş içime. 

Tekrar Ankara'ya gelip yerleştik yıllaar önce. Ankara'nın yeri de çok ayrı bende, ama Hıdırellez'de değil. Her Hıdırellez Eskişehir'i hatırlatır, orda olmak isterim.

Bu hafta hep bunları düşündüm, Eskişehir'e gideceğim tarihi Hıdırellez'e çeksem diye düşündüm. Okul varken zor geldi, kaldım yine. Ama bu sefer eskilerdeki gibi olmasa da çok güzel geçirdim. Bi ilçenin Hıdırellez etkinliğine katıldık. Tam olarak yaşanmıyor buralarda Hıdırellez ama normal bi gün olarak düşündüğümde çook çok iyi vakit geçirdik, biraz da piknik gibi oldu bizimki :)


Park alanına çok erken gitmemize rağmen çardaklarda hiç yer kalmamıştı. Çimlere poşet serer yeriz diye düşünürken bi aile bizi çağırdı, fazla kilimleri varmış, oturduk yedik içtik. Bide semaverleri vardı, demleyip çay getirdiler. Oh mis :)


Hıdırellez şapkası dağıtıyolardı şenlikte biz de kaptık hemen, gün boyu çıkarmadım :) Tüm şenlik alanı bu şapkalarla doluydu, beleş diye bi çanta doldurup alıyolar o kadarı ne yapacaklar çözemedim, şapka sonuçta :)


Irmağın kenarına oturup ayaklarımızı daldırdık suya, nasıl soğuk nasıl güzel. Bi de bu bunaltıcı havada.


Sonunda hem yorulduk hem sıcaktan bunaldık. Çekirdek kola aldık, ırmağın minik iskelesine oturduk, sohbet muhabbet mis gibi bi gün geçirdik :)



Bu da dileğim :) Minik olan kağıtta da sıralı dileklerim yazıyo :)


Tümm dileklerim kabul olsun. S'il vous plaît 

5 Mayıs 2013 Pazar

Aşkın mapushane, içinde ben mahkum ! ♥

Yemek yemeye bayıldığım, açlık anında gözümün hiçbi şey görmediği, karşımdakini iskender kebap gibi gördüğüm bilinen bi şey. 

Kurstan çıkışta yemek için hep tercih ettiğimiz yer Altunbilekler Avm. Denediğim yemekleri genelde güzeldi, biraz da daha iyi pek bi yer olmadığından zorunluluktan tercih ettiğimiz bi yer.

Bu gidişimde iskender ve şu gördüğünüz mevsim salatadan söyledim. İskenderin incecik yaprak gibi olmasını bi taraftan bakılınca diğer tarafının görünmesini özellikle söylerim hep. Bu sefer de ince ince belirttim fakat nedenini anlamadığım bi telaş vardı, garsonlar koşuşturuyodu, benim uyarım da bu nedenden dolayı olacak ki dikkate alınmamış, danayı ikiye bölüp getirmişler önüme. Yarısı kaldı tabağın.


Tüm bunlar olsa bile mevsim salataları harika. Bi de bol bol nar ekşisi döktürüyorum üstüne, dünyayla iletişimimi kesip indiriyorum mideme. 

Ha bide bu nar ekşisi olayı varki deli oluyorum. Her salata aldığımda nar ekşisi rica ediyorum garsondan. Tabi diyo alıyo salatamı gidip döküyo öyle getiriyo. Ben al salatamı nar ekşisi dök de gel mi diyorum nar ekşisi alabilir miyim diyorum. Hayır ne yapacağım cebe mi indireceğim kocaman nar ekşisini ne olacak bana getirsen de ben döküversem salatama ! Bi dahakine alcam marketten bi nar ekşisi salatam gelince çıkarcam çantamdan nar ekşisini dökcem garsonun gözü önünde o olcak !



Arkadaşım da şu şeyden aldı. Sac kavurma. Etin bu hallerini yiyemiyorum ben. Vejetaryan değilim ama garip hallerim var. Mesela lahmacun yerim ama kıymalı pide yiyemem. Çoğu insana tuhaf geliyo bunlar. Bilmem belki de tuhaftır :)

Bu yemek altında ateşle geliyo, yerken de sürekli pişiyor, sıcacık kalıyor yemek boyunca. Arkadaşım çok lezzetli olduğunu söyledi.




Tam ekmeğini hazırladı, lokmasını alacakken Dur yeme ! diye bağırdım. Tabiki fotoğraf aldım sizler için ve ileride blogumu açıp günlüğümden bugünleri okuyabilmek için :)

4 Mayıs 2013 Cumartesi

Bu ilginç kuşların adını bilen var mı ?

Okuduğum şehirde 3 yıldır yeni yerler bulma, değişik mekanlar keşfetme çabası içindeyim. Çok küçük bi şehir olmasına rağmen bir sürü tatlı yerler de keşfettim. Çarşıda işimiz vardı hem onları hallediyoduk hem de farklı yerler görelim diye geziyoduk. Arkadaşımın pantolonunu terziye vermek için bi pasajın içinden geçtik, yine açık havaya çıktı. Bi de baktım bu kuşlar. Kafesler vardı biraz ileride de, yetiştiriyolar demek. Adamlar da vardı orda ama bikaç tanelerdi gidip soramadım, merak ettim durdum. Sadece fotoğraf alabilir miyiz dedik, işte bunları çektim.



 O tavuskuşu kuyruklarının ne kadar havalı olduğunun farkındalar. Yanlarına biri yaklaşınca gövdelerini, başlarını kaldırıyolar, böyle havalı havalı yürüyolar.


Biraz araştırdım da, beyaz kuyruklu güvercin, sepet güvercin falan yazıyo ama onlar bunlar mı emin değilim. Ben minyatür tavuskuşu dedim bunlara :) Adını bilen varsa paylaşın benimle çok merak ettimm :)

3 Mayıs 2013 Cuma

Evde 'bardak mısır' keyfi !

İcatlar ihtiyaçtan doğarya çok doğru. Evde boş boş televizyon karşısında oturduğum anlar vardır. Canım dışarı çıkmak ya da kalkıp bir şeylerle uğraşmak istemez. Bi de mutfağa gidip gidip dolaba bakarım ne var ne yok diye. Daha 2 dakika olmuşken tekrar açar bakarım.

-Kızım bunadın mı daha şimdi baktınya yok işte sana hitap eden bi şey!
-Napıyım olsaymış o zaman!
-Git marketten al ne istiyosan.
-Pijamalarla mı?
-Tatil diye pijamalar yapıştı mı, onlar çıkabiliyo biliyosun dimi.
-Çıkarmıcam işte.
-E malzemeler var birsürü, ne istiyosan kendin yap o zaman.
-Canım çiğköfte istiyo onu mu yapayım !

Dolabı seri aralıklarla açıp kaparken rafta masum masum bana göz kırpan mısır konservesini gördüm, hemen kaptım. Aldım tencereyi boşalttım hepsini. Tuzu da doldurdum. Isınmaya başlayınca tereyağı kattım biraz da. Su kaynayıp azalıncaya kadar kısık ateşte pişirdim. 




Sonuç, bardaklara koyup afiyetle yedik. Dışarı çıkmaya üşenenler bunu yapmaya üşenmezse eğer dışarıdakilerden bi farkı olmuyo. 

Boş zamanlarınızda aklınıza gelen böyle 2 dakikada olabilecek pratik önerileriniz varsa bana da önerin :)

Not! Bundan sonra blogumda sık sık sosyete pazarı yazısı görülecek, bir yazı yazdım çok tatlı mailler aldım, yorumlaştık mailleştik blogdaşlar edindim, hoşuma gitti, artık her gittiğimde postu hazır olacak hemen :)
Sosyete Pazarları yazım.

rengarenk çekilişim


2 Mayıs 2013 Perşembe

Sosyete Pazarları ^ ^

Ankara'da bikaç tane sürekli gittiğim sosyete pazarı ve türevi olan yerler var. Hediye almayı çok sevdiğim daha önceki yazılarımdan fotoğraflarımdan anlaşılıyordur. Bi de hediye aradığım yer kocaman ve birsürü rengarenk hediyelikler dolu olan üstüne üstlük bi de özellikle avm lere kıyasla oldukça ucuz olan yerlerse cüzdanı boşaltıp dönüyorum eve. 

Arkadaşlarıma ya da bizimkilere hediye almak için illa bi özel gün beklemem, bi şey görünce o birini hatırlatıyorsa hiç düşünmeden alırım, bazen de canım ister özellikle hediye almak için bakarım. Mutlu olduklarını görünce onlardan daha çok seviniyorum. 

Sadece başkalarını düşünmemek lazım, kendime de oldukça sık hediye alıyorum, bide onları paket yaptırıyorum mutlaka :) Bununla kalmayıp eve gelince heyecanla paketi açıyorum :) Var böyle garipliklerim...


Okuduğum şehir bi hayli küçük pek böyle yerler olmuyo, oluyo aslında da az sayıda ve mekan olarak küçük yerler, dolayısıyla ürün çeşidi de fazla olamıyo. Bu yüzdendir ki birinden yeni bi yer duyunca koşa koşa gidiyorum. Az bi zaman önce yakın bi yerde sosyete pazarı olduğunu gördüm, gittim hemen. Sıhhiye'dekine benziyo biraz ama minyatür hali. Hediye hediyedir bakmak lazım dedim. Beğendiğim şeyler oldu ama çok dandiklerdi, alamadım. 


Kokulu çorap dolu tezgahlar vardı, en çok ilgiyi gören. Daha önce de almıştım, bi yazıda da anlatmıştım. Baktım farklı desenler, farklı kokular hemen bunlardan da aldım. Hatta erkek için olanları da çıkmış artık.

Çeşit çeşit makyaj malzemeleri, ayakkabılar, ev gereçleri, hediyelik küçük şeyler.. Daha sağlam, daha özenilmiş olsa sürekli bakılacak bi yer ama bu haliyle geçer not almadı benden.


Bildiğiniz hediyelik ürünleri olan bu tarz yerler varsa özellikle Ankara'da lütfen paylaşın benimle. Yeni yerler keşfedesim, gezesim, kutu kutu alışveriş yapasım var :)

Bu arada Melodram'dan duydum şimdi akşam saatlerinde 1 tl oluyormuş ciciler, boşuna erkenden uyanıp gitmeye çalışmaya gerek yokmuş rahat, serin en önemlisi ucuz ! :)



rengarenk çekilişim