31 Temmuz 2013 Çarşamba

Fobi Listesi ! Nelerden korkuyormuşuz ? o.0


Korkularımdan dolayı kimi zaman uykusuz kaldım, kimi zaman sidik torbamın sınırlarını zorladım, kimi zaman insanları başıma topladım, kimi zaman çok yadırgandım. Ne yapayım, elimde değil.

Çok fazla ve garip korkuları olan biri olarak nette korku türlerini, insanların garip korkularını araştırırken buldum kendimi. Bi de liste bulmuşken paylaşayım da dedim. En az benimki kadar garip korkular da var listede. Ama farkettim ki bu listedekilerden bende olan çok :)



Önce listeye bakalım sonra bendekileri söyleyeyim..


ablütofobi: yıkanmaktan korkma
agirofobi: caddelerden ya da caddelerde karşıdan karşıya geçmekten korkma
agorafobi: açık yer ya da kalabalık korkusu
ailurofobi: kedilerden korkma
akluofobi: karanlıktan korkma
akrofobi: yüksek yerlerden korkma
akustikofobi: belirli seslerden kokrma
algofobi: acı çekmekten korkma
amatofobi: toz korkusu
amnezifobi: hafızasını kaybetmekten korkma
androfobi: adamlardan korkma
anemofobi: fırtına korkusu
antlofobi: sel korkusu
antropofobi: insanlardan korkma
apifobi: arılardan korkma
arakibutirofobi: yerfıstığı ezmesinin, yerken, damağa yapışmasından duyulan korku
araknofobi: örümceklerden korkma
aritmofobi: sayılardan korkma
asimetrifobi: simetrik olmayan şeylerden korkma
astenofobi: güçsüz olmaktan korkma
astrafobi: şimşek korkusu
ataksofobi: düzensizlikten korma
atelofobi: mükemmel ol(a)mamaktan korkma
aviofobi: uçuş korkusu 
ballistofobi: silahtan ya da mermilerden korkma
batofobi: derinlik korkusu, yüksek binaların yanından geçmekten korkma
batrakofobi: kurbağa, semender gibi çiftyaşayışlı (amfibyen) hayvanlardan korkma
belonefobi: iğnelerden korkma
bibliyofobi: kitaplardan korkma
bromidrosifobi: vücut kokusundan korkma
brontofobi: gökgürültüsünden korkma 
dentofobi: dişçiden korkma
dermatopatofobi: deri hastalıklarından korkma 
eisoptrofobi: aynalardan korkma
elektrofobi: elektrikten korkma
emetofobi: kusmaktan korkma
entomofobi: böceklerden korkma
epistaksiyofobi: burun kanamasından korkma
eritrofobi: yüz kızarmasından duyulan korku
erotofobi: cinsellik korkusu 
farmakofobi: ilaçlardan korkma
fazmofobi: hayaletlerden korkma
febrifobi: yüksek ateşten korkma
filemafobi: öpmekten ya da öpüşmekten korkma
filofobi: sevmekten, aşık olmaktan korkma
fobofobi: korkmaktan korkma
fotofobi: ışıktan korkma 
gametofobi: evlenmekten korkma
gefirofobi: prülerden geçmekten korkma
gerontofobi: yaşlı insanlardan ya da yaşlanmaktan korkma
glossofobi: topluluk önünde konuşmaktan korkma 
haptofobi: dokunulmaktan korkma
harpaksofobi: hırsızlardan ya da bir suçun kurbanı olmaktan korkma
helyofobi: Güneş'ten korkma
hematofobi: kan korkusu
herpetofobi: sürüngenlerden korkma
hidrofobi: sudan, yüzmekten ya da boğulmaktan korkma
higrofobi: nemden ya da yağmurdan korkma
hipegiyafobi: sorumluluktan korkma
hipnofobi: uyumaktan korkma
hipofobi: atlardan korkma
homiklofobi: sisten korkma
homofobi: eşcinsellerden korkma 
ihtiyofobi: balıklardan korkma 
jinefobi: kadınlardan korkma
kakofobi: çirkinlikten, çirkin şeylerden korkma
kakorafiyafobi: başarısız olma korkusu
kanserofobi: kanser olmaktan korkma
kardiyofobi: kalp hastalığından korkma
karnofobi: etten korkma
katagelofobi: dalga geçilmekten korkma
kemofobi: kimyasal maddelerden korkma
keymafobi: kıştan ve soğuktan korkma
kimofobi: dalgalardan korkma
kinofobi: köpeklerden korkma
klimakofobi: merdivenden düşmekten ya da merdivenlerden korkma
klostrofobi: kapalı yer korkusu
koprofobi: dışkı korkusu
koulrofobi: palyaçolardan korkma
kremnofobi: yüksek yamaçlardan ya da uçurumlardan korkma
kriyofobi: buzdan ya da donmaktan korkma
kronomentrofobi: saatlerden korkma
ksantofobi: sarı renkten korkma
ksenofobi: yabancılardan korkma
ksilofobi: tahta şeylerden ya da ormanlardan korkma 
limnofobi: göllerden korkma
litikafobi: davalardan ve mahkemelerden korkma
logofobi: belirli kelimelerden korkma
lökofobi: beyaz renkten korkma 
manyofobi: delirmekten korkma
mastigofobi: cezalandırılmaktan korkma
mekanofobi: makinelerden korkma
melanofobi: siyah renkten korkma
mikrobiyofobi: mikroplardan korkma
mizofobi: kirlilikten korkma
monofobi: yalnızlıktan korkma
musofobi: farelerden korkma 
nekrofobi: cesetten korkma
nelofobi: camdan korkma
niktofobi: geceden korkma
nozokomefobi: hastanelerden korkma
nüdofobi: çıplaklıktan korkma 
obesofobi: şişmanlamaktan korkma
ofidiyofobi: yılanlardan korkma
okofobi: taşıt araçlarından korkma
osmofobi: belirli kokulardan korkma 
pantofobi: her şeyden korkma
papirofobi: kağıttan korkma
paraskavedekatriafobi: ayın onüçü ve cuma olan günden korkma
patofobi: hasta olmaktan korkma
pedofobi: çocuklardan korkma
peladofobi: kel insanlardan ya da kelleşmekten korkma
penyafobi: fakirlikten korkma
pirofobi: ateşten korkma
plakofobi: mezar taşlarından korkma
pogonofobi: sakaldan ya da sakallı kişilerden korkma
politikofobi: politikacılardan korkma
porfirofobi: mor renkten korkma
potamofobi: ırmaklardan ya da su akıntılarından korkma
potofobi: alkollü içeceklerden korkma
pteronofobi: kuştüyünden korkma
pupafobi: kuklalardan korkma 
radyofobi: radyasyondan, iks ışınlarından korkma.
ranidafobi: kurbağalardan korkma 
selenofobi: Ay'dan korkma
siderofobi: yıldızlardan korkma
simetrofobi: simetriden korkma
skiofobi: gölgelerden korkma
sosyofobi: toplumdan, genel olarak insanlardan korkma
soteriofobi: başkalarına muhtaç olmaktan korkma 
tafefobi: diri diri gömülmekten korkma
takofobi: yüksek hızdan korkma
talassofobi: deniz ya da okyanus korkusu
tanatofobi: ölümden korkma
teknofobi: teknolojiden korkma
teratofobi: gebe kadının, şekilsiz, çirkin bir çocuk doğurmaktan korkması
termofobi: ısıdan korkma
testofobi: testlerden ya da sınavlardan korkma
tokofobi: gebe kalmaktan ya da çocuk doğurmaktan korkma
tomofobi: ameliyat olmaktan korkma
toksifobi: zehir korkusu
topofobi: belirli yerlerden korkma
travmatofobi: yaralanmaktan korkma
trikinofobi: gıda zehirlenmesinden korkma
triskaidekafobi: 13 sayısından korkma
tripanofobi: aşı ya da iğne olmaktan korkma
trikopatofobi: saç hastalıklarından korkma 
ürofobi: sidikten korkma 
venereofobi: zührevi hastalıklardan korkma
venüstrafobi: güzel kadınlardan korkma
vermifobi: solucanlardan korkma 
zelofobi: kıskançlıktan korkma
zoofobi: hayvanlardan korkma

Listeyi vikipediden almış olmam lazım.

Listede gördükçe demek başkalarında da var ki bu listeye yazmışlar diye düşünüp rahatladığım korkularım oldu. Ben de neler neler varmış buradakilerden: akluofobi, akrofobi, algofobi, araknofobi, batofobi, dentofobi, entomofobi, fobofobi, harpaksofobi, hidrofobi.. Tabii hiçbiri öyle yüksek seviyede korkular değil neyseki. Ama her şeyden biraz korkuyorum işte.

Hiç yakalanmayacağımı düşündüğüm korku, porfirofobi: mor renkten korkma :) Korkulur mu hiç mordan yaa yerim :)

Bana en ilginç gelen korkular da paraskavedekatriafobi: ayın onüçü ve cuma olan günden korkma ve logofobi: belirli kelimelerden korkma. Logofobiden midir bilmem ama bi arkadaş kertenkele lafını duyduğunda deliye dönüyodu, kızarıp, ağlayıp ortamdan uzaklaşıyodu. Böyle korkular da korkutucu !

Sizde hangi korkular var merak ediyorum ? :)

Dün, yani 29'u rengarenkyakamoz'un yıldönümüydü bu arada, düne özel bi yazı yazmak isterdim ama kendi doğum günümde de olduğu gibi kısmet değilmiş :) İyi ki doğmuş rengarenkyakamoz diyeyim o zaman :)

Rengarenk kalın dostlarım :)

26 Temmuz 2013 Cuma

Staj Günlüğüm ♣ 4 :) Ve son ! :)

Artık gönlümce uyuyabileceğim. Dolabı açıp giyecek bi şeyim yok dediğimde kendimi alışverişte bulabileceğim. Şehir şehir, arkadaş arkadaş gezeceğim. Odamda eşyaları ordan oraya taşıyıp, bulduklarımı kesip biçip boyayabileceğim. Pastalar, börekler yapıp arkadaş oturmaları yapabileceğim....... Daha da bir sürü yapmak istediğim şey var yaz için.

Anlaşıldığı üzre stajım bitti bitecek, yaklaşık olarak 2 saat kala yazıyorum. Staj dosyam düşündüğüm gibi bitivermedi öyle tabi ama kaygılı değilim en azından bütün bilgiler elimde, ramazan bitmeden tamamlayayım kurtulayım diyorum hatta. Dinimiz amin.

Şirketin Rixos'ta yemeği vardı bu hafta, başta gidesim yoktu sonra bi istek geldi tam o sırada işte hasta oldum. Midem rahatsızlandı. Al sana istemiyodun gitme o zaman oldum yani.. 

Bu haftanın başında saçımı kestirdim, yani kırıklarımı aldırdım diyelim ama kısaldığını düşünüyorum ben. Bi kendine geldi canladı, çok da iyi güzel oldu.:) Aslında kıyıp dokunduramazdım saçlarıma, şirketin kuaförü de varmış, hazır varken gitmeden kullanayım dedim öylelikle kıymış bulundum.

Yüzümü gözümü kaybedeyim derken fotoğrafın da içine etmişim bu arada.


Bugün de müze gezmeye, bakmaya gittik. Meclis'e, Kurtuluş Savaşı Müzesi'ne gittik. Sıcağın altında beynimi pişirip geri döndüm. Ama gördüğüm her yerde fotoğraf çekinme sevdamdan vazgeçmedim.

Yine çok başka duygular yaşattı o güzelim eşyalar, kıyafetler, odalar. Tüm binayı sarmış eşyaların tahta kokusunu içime çektim, kapılara, duvarlara elimi sürüyerek giderken. Binada yaşanılanları düşündüm, toplantı odalarının ciddiyetini, kapılara kimlerin dokunduğunu, yürüdüğüm tahta zeminli koridordan Atatürk'ün de geçmiş olduğunu... Arayı soğutmadan sürekli gitmek lazım...



Bunlar az önce şirketten zorla aldığımız hediyeler :)



Günleri sayarken bitiverdi işte böyle staj da. Şimdi giriş çıkış kartımı kapattırdım, bol bol ofis fotoğrafı çektirdim, mesai saatinin dolmasını bekliyorum.:)

Rengarenk günleeer bizi bekleeeeeerrr ! :)

22 Temmuz 2013 Pazartesi

Bir sabah uyanıyorsun içi hediye dolu kocaman bir kargon var. İşte öyle bi şey.:)

Başlıkta anlatmışım olayı zaten :) Cumartesi akşam 4 gibi kalkmak vardı planımda. Bikaç haftanın yorgunluğu, mayışmışlığı var tabi üzerimde. Saat daha 12 olmuş, babam elinde kocaman bi kutu başıma dikilmiş uyandırmaya çalışıyo. Hiç beklemediğim bi şey tabii kafamda deli sorular :)

- Hediyeleşme etkinliği yokki şu sıralarr ?
- O ne kızım kalk açalım şunu merak ettim.
- Kahretsin Happy Box eşleştirildi hediyeler bile gönderildi unutmuşumm !
- Hepi baks ne kızım bak açıyorum ben Gamze yazıyo bunda.
- Eee bana Gamze mi çıkmış Gamze yoktu ki etkinlikte ?

Happy Box'ım geldiğine o kadar eminim hala.. Yapıştığım yataktan güç bela kalkıp sürüklenerek babamın peşinden salona gittim. Heyecanla kutuyu, her biri hediye paketlerine sarılmış hediyelerimi açtım.

Yazdığı notları okudukça olayı kavrayabildim. Gamze doğum günüm için yapmış bunları zor olur diye getirmemiş başka hediye vermiş şimdi de habersizce daha güzel olur diye göndermiş.

İşte hediyelerim :)

Biir sürü çeyizlik koymuş kutuya, kutunun teması çeyiz zaten :) Bi de çeyiz listesi çıkarmış, aldıklarını işaretlemiş :)


Kullanmaya nasıl kıyacağımı bilemediğim kesme tahtam :) Tantitoni'den. Neredeyse tüm ürünlerine bayılıyorum zaten bi de hediye olunca daha bi güzel oluyormuş :)


Pudra rengi olanlar çerezliklerim, kapaklı olanlar kahvaltılık saklama kaplarım. Güzel güzel paketlenip çeyiz sandığıma konulmayı bekliyorlar :)


Kek yaptığımda kalıplarıyla birlikte yiyebilirim, ne kadar tatlı bişeyler bunlar :) Silikon kalıplar evimin vazgeçilmezi olacaklar :) Bunlar da Tantitoni'dendi sanırım. Stajda yazdığım için bakamıyorum.


Nihalelerim, dondurma kaşığım, tahta kaşık setim, mıknatıslı şişe kapağı açacağım, sarımsak rendem, minik minik kek kalıplarım :)


Bunlar da en sevdiğimden, hobi ürünlerim :) Renkli bantlarım, kurdelelerim, rafyalarım, simli yapıştırıcılarım, kalemler silgiler, kokulu mumlarım..

Peçete kolleksiyonumu da unutmamış, tekli peçetelerden almış :)

En ilginç hediyem de en soldaki çiçek desenli, kağıt gibi görünen şey. Arkasındaki bilgilendirmeyi okudum, yanlış okudum diye tekrar okudum. Bu kağıt gibi şey çift taraflı, arasını açıp sıcak su doldurup şekil verip suyu dökünce vazo oluyormuş o.0 Henüz denemedim, staj bitsin odamla uğraşırken deneyeceğim, merak içersindeyimm. 


Bakım ürünlerim bunlar da. Lif, sünger, peçete, dünya tatlısı tarak.. Lavantalı kremi almak istiyodum, uzun zamandır erteliyodum çok kremim var diye, çok makbule geçti :) Sabun da sepetimdeki yerini aldı, ama açmayı düşünmüyorum, hatta çeyizin içine atayım diyorum bunu da :) Gitar şeklindeki şişeye ne koysam karar veremedim, o da çeyizlik olabilir :)


Böyle defterleri sevdiğimi bilir, güzellerinden seçmiş, şu ortadakine bayıldım :)


İşte kesin olarak çeyizime katılmayacak bişey. Şimdi masama koydum, okul başlayınca da evimin baş köşesinde alacak yerini. Bu arada isim koymadık şimdi farkettim ! Şimdi mesaj atayım koyalım da, gelince de kulağına fısıldar :)


Bunu ilk gördüğümde uzun süre baktım çünkü benim hiç olmadı bundan. Babam hatırlattı, adını hala bilmiyorum ama. Çok nostaljik oldu, evde yapamadım da boş bi alan bulduğum ilk fırsatta deneyeceğim :)


Renkli bantlarım.. Ben bunların aşığıyım, o da bildiği için çok çok almış :)


Gamze'nin notları.. Ve kutudan çıkanlar arasında en çok beğendiklerim.. 

Şu çok yazılı olan bahsettiğim çeyiz listesi, onu saklayacağım hazırlık yaparken kolaylık olur :)

Bunların hepsini yeni evimizde kullanalım istedim aslında ama annem hiçbirini kullanma çeyizine koy öyle daha kıymetli olur dedi, ben de haklı buldum. 


Ne kadar tatlı bi arkadaşa sahibim di mi. Ona uzun bi mesaj attım, birbirimize belki de hiç söylemediğimiz şeyleri söyledim. Hepinizle de paylaşmak istedim bu tatlılıkları. Çok şanslı biriyim her açıdan, bunu sürekli söylüyorum, bi kere daha görmüş oldum, bu hediyelerin altında yatanlar beni asıl mutlu eden :)

Gamzeeeeeee çooook teşekkür ediyorum, bu yaptıklarını yeni evimizde sana yemekler, pastalar börekler yaparak mükafatlandıracağım :))

Yeni bi haftaya da böyle güzel duygularla başladım işte, daha anlatacağım şeyler de var :) Bu hafta geçsin daha güzelleri de olacak inşallah :) 

Hepimiz için rengarenk, mutlu bi hafta olsun :)

20 Temmuz 2013 Cumartesi

Staj Günlüğüm ♣ 3 :)

Uzun zaman olmuş staj günlüğü tutmayalı. Açıkçası çok kayda değer bir şey de olmadı. Dizi izle, müzik dinle, uyuu geçti bu hafta da böyle. 

Çaresizliğimi, bi oof çekince ardı arkası kesilmeyen sıkıntımı, sosyal medyada 'Bir mühendislik stajında ne yapılır?' mini yazımda paylaşmıştım.

Face, twitter ve türevleri sosyal medyada fink fink dolaşılır, bloga yazı girilir, alışveriş siteleri mesken edilir, ara sıra kitaba dalınır vee tam uyuklarken candy crushta can geldiği bildirimiyle uyanıp şekerlerin jölelerini temizlemeye devam edilir, binanın en alt katında gözlerden ırak uykuya dalınır, ofiste yüksek ses müzik açılıp şarkıya eşlik edilir, gördüğün kişiyle hemen bi muhabbete girilir, arkadaş eş dost ziyaret edilir, o cadde senin bu sokak benim öğle arası niyetine 3 saat gezilir, Türk dizileri Amerikan dizileri biteer Kore dizilerinin bile sezon finallerine yaklaşılır, uzun süren telefon muhabbetlerine, mesaj trafiklerine takılınır, orucun verdiği ruh haliyle yemek blogları talan edilir, gün boyu bıkmadan cins cins fotoğraf çekilir, yetmez hepsi fotoşopla allanıp pullanır, her gün staj dosyasına başlanır, bir türlü bitirilemez...Ama yapcak şey kalmadı insanoğlunu bu kadar rahat da bırakmayacaksın.

Bunlar aslında güzel tamam. Ama henüz yeni yatmışken 6'da da kalkılmazki, her gün 10 saat boyunca aynı şeyler tekraaar tekrar yapılmazki. 

Renk katmaya çalışıyoruz biz de sürekli staja.


Geçen hafta Çılgın Bediş izlemiştim ilk bölümlerinden başlayıp, bugün de Mahallenin Muhtarları'na takıldım kaldım. Hatırlayan var mı acabaa? Ben hiç kaçırmazdım izledikçe de hatırlıyorum hala, Şirin'li bölümlerini izliyorum, o zaman gülerken krizler geçirdiğim sahnelere şimdi bu kadar saçmalanırdı anca diyorum ama hala çok eğleniyorum. Böyle de eskici bi yapım var işte :)

Ofise yeni bi arkadaş geldi stajyer, onlar öğle arasında Lunapark'a gitmişler gezintiye, bizim neyimiz eksik, biraz dolanır geliriz dedik, ama gidince öyle olmadı tabii. Zaten küçücük çocuk ruhluyum, Lunapark'ı görünce tamamen çocuklaşıyorum. Oruçlu oruçlu, çarpışan otolara, şu dönen oyuncaklardan birine bide Galaksi'ye binip çığlık çığlığa eğlendik. Galaksi'de daha ilk yokuşu çıkarken adrenalinim tavan yapmış, pişmanlıkların doruklarına ulaşmış olsam da şimdi yine gitsem yine binerim diyorum. 

İkizler değil miyim, hepimiz aynıyız.:)

Bu Burger sofrası da dünün iftarından.. İş çıkışında iftara kalan 2 saati, aynı sınıfta olup anca stajda tanışabildiğimiz Melek'le Hacıbayram banklarında tüm sınıfın dedikodusunu yaptık, hem içimizi döktük rahatladık, hem eğlendik :) Sonrası malum iftar soframız..:)


Soslar pek iç açıcı görünmüyo şu durumunda ama ben bayılarak yedim :)

Geçtiğimiz bi hafta da Beni Böyle Sev izlemiştim sonlarından 2 3 bölüm, çok hoşuma gitmişti-sezon finalinde Ayşem'e ağız burun dalmak istesem de.. Şimdi ilk bölümden verilmeye başlamış, karpuzumu aldım diziyi izleyeceğim. Sahura kadar tv karşısında uyuklamayı düşünüyorum sabah erken kalkma derdim olmadan.

Bi hafta daha geçti işte böyle, mutlu huzurlu rahat bol uykulu bol yemekli bi haftasonu diliyorum hepimize, rengarenk kalın.:)

16 Temmuz 2013 Salı

Yaz fikirleri ✿ Yastık yapalım !

Eskiden Deniz'le yastık örerdik. Hem de sakallı ipten. Turuncu, fıstık yeşili, mor... Bu hatıradan ötürü el yapımı yastık deyince uzunca bi süre zihnimde 'sakallı ipten örülmüş, bazı yerlerinde ilmek kaçtığından iplerin arası açılmış, içinden beyaz astarı görünüyor ya da daha kötüsü elyaf fışkırıyor' düşüncesi yer edindi. 

Sonraları evdeki artık kumaşları birleştirip kapladığım elyaflar aldı yerini. Hala anneannemlerden elimde artık kumaşlar, tüllerle dolu bi poşetle dönerim.

Bu yazının -Yastık yaptım ! versiyonu da staj bittikten, ben rahata kavuştuktan sonra rengarenk atölyemde yerini alacak inşallah. Tabi sizler de yapmak isterseniz sizlerinki de yer alacak. Hemen el emeği göz nuru ürünlerimle doldurmak istiyordum atölyemi ama stajda mesai saatinde işbaşı yapıp mesai bitiminde evin yolunu tutmak bu isteklerimi erteledi. 

Şuan da stajdayım yastık modellerine bakıyordum, tatilimde yapmalık bikaç on tane seçtim. Bunların hepsini denemek istiyorum, beceremediklerimi de alırım diyorum :)

En tatlısı, en yapılası, hem bayankuşlardan hem de pembesinden dolayı bu ilk yastık bence. Hem de kolay. Kumaş boyalarımı ve keçelerimi bir gözden geçirmem gerek.
Sıradaki yastık Paris severlere, sevipte kavuşamayanlara gelsin  

 
Hem bu kadar renkli, hem bu kadar tatlı, hem bu kadar romantik olunabiliyormuşş.


Bu mesela benim odam için üretilmiş.


Yaptığım yastıkları odama sığdıramıyorum, kanepeme oturduğumda her bi taraftan fışkırıyolar ama hiçbirini kaldırmaya kıyamıyorum, hepsi gözümün önünde dursun istiyorum. Annem kaldırmış yine 4 tanecik yastık var şuan odada, stajım bitsin ona da el atacağım.:)











Tatil başlayınca hemmen alışverişş !  


Bu arada yastıkların çoğunu shop.apolena.com 'dan aldım, belki direkt almak istersiniz :)

Rengarenk kalın güzel insanlar ! :)

15 Temmuz 2013 Pazartesi

Hani Facebook'ta iş yoktu?

Yenibiris.com’un yeni uygulamasını duydunuz mu? Facebook profiliniz üzerinden bir tıkla bağlanacağınız insankaynaklari.com, profesyonel iş ağı oluşturarak size en uygun işi, en kısa sürede sunmakla görevli!

Facebook, sizin de dahil olduğunuz, 32 milyon kişinin üye olduğu geniş bir sosyal ağ! Bu sosyal ağda arkadaşlarınız, arkadaş olmak istedikleriniz, çalışmak için hayalini kurduğunuz şirketler de var! Peki çalışmak istediğiniz şirketlere tek tıkla ulaşmak istemez misiniz?

Biliyorsunuz iş bulmak isteyenler için en önemlisi, çalışmak istedikleri şirketlerdeki kişilerle nasıl bağlantı kuracaklarıdır… İnsankaynaklari.com sayesinde Facebook profilinizden istediğiniz bilgilerle oluşturduğunuz profilinizle çalışmak istediğiniz şirketlere “şimdi başvur”u tıklayarak iş başvurusu yapabilirsiniz. Diyelim ki çalışmak istediğiniz şirkette bir arkadaşınız çalışıyor. Onun aracılığıyla ulaşmak istediğiniz kişiye “Tanıştırılma talebi” yollayabilir, birinci ve ikinci dereceden bağlantınızın yardımıyla işi siz alabilirsiniz! Bağlantılarınızdan referans ve rozet talep ederek profilinizi sahip olduğunuz özelliklerle donatabilirsiniz. Tamamen ücretsiz bir uygulama olan insankaynaklari.com hem işveren hem de iş arayanlar için yepyeni fırsatlar sunuyor! Siz de insankaynaklari.com’a gelin, size en uygun işi kolaylıkla bulun. İnsankaynaklari.com ile iş bulmak artık daha kolay!

www.insankaynaklari.com

Bir bumads advertorial içeriğidir.

Yaşasın kırtasiye çılgınlığıııı !

Hazırlamayı en sevdiğim postlardan biri kırtasiye alışverişi postu. Kırtasiyede kaybolduğum gibi fotoğrafların içinde de kayboluyorum. Yine bir büt haftası gezmesinde rastgele NT'ye girmiştim, ders çalışma alışkanlığımı kazandırmak adına heveslendirici birsürü şey almıştım. İşte büt alışverişimden kareler..


Bu tutacaklı ataçlara bayılıyorum. Bi de rengarenk bulunca kaptım hemen. Fiyatı 2 lira.


Renkli bantları ne zamandır istiyordum, sadece tek renklerini bulabiliyordum hep. Bunu görünce aşık oldum. Çiçekli böcekli, puanlı, birsürü desenli var. Bir paketi 4 lira. Hemen Yöneylem notlarıma yapıştırdım. 

Amaa çalıştım mı ? Tabiki hayır !


Bu klasik kalemlerden genelde BİM'de A101'de görüp alıyodum, ucuza görünce, rengarenk de olunca hemmen aldım.


Bu ayraçları hep görüyordum da Eyfellisini ilk gördüm, Eyfel kolleksiyonuma ekledim.:) 1 lira olması lazım.


Birsürü de kalem aldım, mor, pembe pilot kalem,  pembe highlighter, kurşun kalemler, silgiler...

Ha bi de Evim'in yeni sayısı tabii :) 


Bu hafta da Office1Store'dan yaptım kırtasiyelik alışverişimi. En kısa zamanda fotoğraflayacağım stajdan vakit bulursam.

Kalemlerim gibi rengarenk kalınn ! :)

11 Temmuz 2013 Perşembe

MİM ! Ben kimim ?¿

Uzuun uzun zamandır mim yazım olmuyodu. Sorun şu ki mimlenmiyorum! :) Sevgili Melodram duruma el atmış beni mimlemiş, çook teşekkür ediyorum :)



92 yılında güneşli bi haziran sabahında Ankara'da açmışım minik çekik gözlerimi. İlk çocuk, ilk torun olmanın güzelliğiyle büyüdüm gitti işte.

Küçük yaşlarıma dair hatırladığım en büyük şey kendi ellerimle ensemin bi kısmını yakmam. Köyde çamaşır kazanlarının altında yanan ateşle poşetleri tutuşturup sallardık. Poşetin teki de yapışıverdi işte daha 2 yaşındayken doktora git gel geçti günlerim tehlikeli bi bölgede olduğundan. Hiç unutturmayacak da bi iz bıraktı zaten, ilginç bi şekilde farklı hissetmemi sağlamıştır her zaman. Güzel bi farklı ama.

Endüstri mühendisi olma yolundayım ama içimde fırtınalar kopuyor. Şöyle ki hayallerimde evhanımı olma, cafe tarzı bi mekan açıp işletme, internet üzerinden işimi kurma, hobilerimi işe dönüştürme gibi güzel düşüncelerim var. Sonuçta hangisini yaparsam yapayım kendi işimin Endüstri Mühendisi olayım istiyorum.

Ama en önemlisi evlilik, ev kurma döşeme hayallerim. :) Kariyerden daha önemli olduğunu düşünmüşümdür her zaman.

Anlaşıldığı üzre gerçek hayattan çok hayallerimde yaşarım. Gerçekleşince başka hayaller kurarım. İnsanı daha huzurlu, hayatı daha yaşanılanilir yapıyo her zaman.

Blogunun adı nerden geliyor?

Rengarenk biriyimdir, her şeyi kendimde barındırmak isterim, hoşuma giden her şeye mutlaka bi el atarım, blogumu da her istediğimi paylaşırım düşüncesiyle açtım. Rengarenk kısmı böyle. Yakamoz kısmını da ilerleyen zamanlarda anlatırım uzun uzun. Benim için özel bi şey olduğunu söyleyeyim sadece.

Neden kozmetik blogu ?

Blogum her telden çalıyo, blogu açtığımda canım ne isterse onu paylaşıyorum. Belli bi kategoriye girmez sanırım.

Kişiliğim

Açın netten burcu ikizler, yükseleni aslan özelliklerini okuyun, işte o benim. Taşımadığım çok az özelliği vardır.

Kolay uyum sağlarım. Hatta sevmediğim bi kişi veya bi ortam olsa bile katlanmaya, uymaya çalışırım. Bazen de kimseyi sallayamam. Bu da burcumun dengesizlik özelliğinden kaynaklanıyor.

Sorumluluğumu bilirim, yaptığım işe dört el sarılırım ama zorunluysa o iş son gün yapılacak arkadaş !

Halimden tavrımdan, saçlarımın kesiminden, renginden, kıyafetlerimden, odamın yerleşiminden çok çabuk sıkılırım. Sürekli yenilik lazım bana sürekli değişmem gerek.

Had safhada kararsızım. Tek başıma alışverişe çıkıp da büyük bişey alırsam hep bi huzursuz olurum mesela. İlla güvendiğim birinin onayını almam lazım. Bu her konuda böyle.

Hoşlandıklarım



Paris ve Fransızca sevdalısıyım. Hemen hemen her eşyamda şu dünya harikası kule vardır. Bu uğurda Fransızca eğitim veren bi lisede okudum. Üniversite için de hayallerimden biriydi, hayal olarak kaldı. Önümüzdeki hayallere bakıyorum bende. 

Okuyan bilir İşaret Dili'yle ilgileniyorum. Tamamen tesadüf okulda verilecek İşaret Dili kursu olduğunu görmüştüm, heyecanla yazıldım, devam ettim. Bi süre de eğitmenlik yaptım, şimdi de yakınlarımda isteyenlere gösteriyorum.

İlkokulda başlayan graffiti çılgınlığım beni hala bulduğum yere yazdırıp çizdiriyo. Okulun betonlarından bateri bagetlerine kadar bi çok ilginç yerde de imzam vardır. 

Ellerimi iyi kullanırım, ne bulursam güzel bişey çıkarabilirim. Derya Baykal gibi kızım :) El emeği gerektiren her türlü hobiye açığım.

Yağmurda, karda, akşam serinliğinde yürümeye bayılırım. Yalnız da çok severim, özel insanlarda da.

Kahvenin espresso hariç her halini itinayla severim. Genelde çikolata batırarak tüketirim. Artık kaşık çikolatalar var neyseki, parmaklarım kupanın yarısına kadar dalış yapmamış oluyor :)

En önemlisi çiğköfte için yapamayacağım şey çok azdır.

Bunların yanında kozmetik dükkanları, kırtasiyeler, ne kadar eskise de gönlümdeki yerini koruyan tabulu cafeler, içinde labirentteymişcesine kaybolduğum hobi dükkanları da beni her zaman cezbetmişlerdir.

Şu sıralar en hoşlandığım şey ise televizyon karşısında elimde yarım elmayla mayışmak, uyuklamak.

Hoşlanmadıklarım

Hiç normal olmayan korkularım var.
İsmini bile yazamayacağım 8 bacaklı hayvanat. En miniğini bile görsem bulunduğum yerden ışık hızıyla yok olurum.

Sonra mesela tesisat korkum var. Büyük borular, fazla su olan yerlerde fazla barınamam. Bunları ilginç bulduysanız bu kategoride en ilginci klozet korkum.

Büyük iş makinaları da hiiç hoşlanmadılarım arasında. Fobisi çok olan biriyim, saymakla bitmez.

İnsanlara geçersek, işine göre, tamamen kendine odaklı davrananlardan hiç mi hiç hazzetmem. Durum ne olursa olsun değişme zor bişey değil !

En çok yakındığım da şu Murphy kanunlarının tamamının kurulmuş saat gibi bende işlemesi.

En çok sevdiğim makyaj malzemem

Rujum, rimelim, eyelinerım.

Çantamda olmazsa olmazlarım

Muhteşem 3lü; telefon, cüzdan, anahtar. Bunlar dışında kulaklığım, selpak, ıslak mendil, bi gözünde makyaj malzemelerim, bi gözünde kırtasiye malzemelerim olan makyaj çantası-kalemlik karışımı olan küçük çantam, tüm notlarımı içinde barındıran minik not defterim, bide artık tabletim. 

Ben de bu çanta neden bu kadar ağır diyorum !

En son okuduğun kitap

Histeri-Laura Lippman

Benden bu kadar, az biraz anlatmaya çalıştım kendimi. Yazımı okuyan herkesi de mimliyorum, cevaplayanlardan haber bekliyorum. Rengarenk günler diliyorum :)

8 Temmuz 2013 Pazartesi

Benim olacaksın Tuhsi ♥ :)

Şu yaşıma geldim artık bi arabam olsun rahata kavuşayım diyorum. Bunun üstüne babam 'Daha senin yaşın kaç' diyerekten giriyo konuya. Neyse 1 yıl daha beklerim ben.:) Sürekli bi araştırma, bakınma içindeyim alsam ne alırdım diye. Ne kadar beğenirsem beğeneyim yine Tosbağaya bağlanıp kalıyorum. Bunun dışında böyle çok istediğim Chrysler var bide, oldukça uçuk fiyatlara sahip olsa da bi gün benim olacak :) 

Deniz olsa 'İnş cnm yaa :/ ' derdi.:)


Geçenlerde bi avm.ye gitmiştik, Ankamall olsa gerek, bu sergi vardı, bu şekerleri hemen fotoladım bakıp bakıp iç geçireyim diye.


Benim favorim Tuhsi oldu, mor tercih ederim tabiki ama kısmette bu varmış. Almış gibi konuşmasaydım da iyiydi.:)





İşte böylee bunların hepsi benim olsa da bi gün birini bi gün birini alıp gezsem Ankara sokaklarında :)

Bu arada tatlı bi tablet aldım yeni, bu da tabletimden ilk postum olmuş oldu, adını ne koysam diye düşünüyorum tabletin fikri gelen varsa bekliyorum.:)

Bu her eşyama isim koyma sevdamdan vazgeçemiyorum :)