5 Eylül 2012 Çarşamba

Rengarengarenk!


Böyle rengarenk cıvıl cıvıl sokaklarımız olsa içinde de bu sokaklar kadar şeker insanlar..Bu kadar dert sahibi olmayız heralde. Eve giderken hep böyle sokaklardan geçse insan yorgunluklarından stresinden arınırda gider valla. 
Filli Boyanın 'İşte evim işte rengim' yarışmasına rastlamıştım yazın başında nasıl heveslenmiştim. Ama yok imkan yok! Nereyi boyayım. Geçtide çoktan tarihi zaten ama içimde kaldı çok. Kafamda tasarlamıştım bile neler yapabileceğimi. Sonra kutulardan dolaplardan aldım hevesimi kafamdakileri onlara yaptım.




  İlkokulda İpek Ongun'un kitaplarını okurdum hep. İşte Hayat'ta geçiyodu galiba. Okulda hocaları bi ev veriyodu öğrencilere herkes evin bi bölümünü seçip boyayıp resimler yapıyodu hayallerini yansıtıyolardı. Odalar tavanlar kapılar merdivenler...Kapılıp gitmiştim ta o zamanlardan vardı bu hayalim.




               

















Yedi Kocalı Hürmüz'ü her izlediğimde sokaklarına evlerine dalıp giderim. Hürmüz'ün Paşa Konağı mesela tam benlik. Bide o kadınlar hamamı. Ne güzel yer öyle.
Bari evlenince böyle bi sokakta böyle bi evim olsa. İçini ben hallederim zaten. Amin.

 Aah ah...

Kıyafetler de rengarenk. İçim coşuyo. Ben yapıyım böyle şeyler evde giyerim olmadı.:)





2 yorum: